Aylık arşivler: Aralık 2016

CAPTAIN AMERICA — Şefin Tavsiyesi

Marvel tarafından yaratılan Kaptan Amerika’nın nasıl süper bir kahramana dönüştüğünün hikayesi. Bu hikaye bizi Marvel evreninin ilk yıllarına götürerek yenilmezlerin ilk üyesinin doğuşunu ve kötülükle olan mücadelesini anlatıyor. Ayrıca diğer filmde Steve Rogers’ın (Kaptan Amerika) modern dünyada gözlerini açmasını ve bu dünyaya ayak uydurmaya çalışmasını izliyoruz. İlk kez 1941 yılında çizgi romanlarda görünmeye başlayan Kaptan […]

CAPTAIN AMERICA — Şefin Tavsiyesi üzerinden

“tanrıları beslemek” yahut sefaletin yargıcıları

biratesgordum

Ş.E.nin sistemde radikal değişiklikler öneren her yazısının benim insanı merkeze alan tezlerimi haklı çıkarması hem öğretici hem de eğlendirici. Yine de -uzun süre eğlenemeyeceğimizi dikkate alarak- kendisinin neyi göz ardı ettiğini cümle aleme ifşa edeyim de “hitamı misk” olsun.

Büyük merkezi siyasal sistemleri ayakta tutmanın yüksek maliyetini göz ardı ediyor. Bir bilgi: Günümüz otomobillerinin tükettiği enerjinin sağladığı itiş gücünün %95’i sürüş takımlarını değil, otomobilin kendisini hareket ettirir. Modern devletlerin durumu da bundan farklı değildir. Türkiye’nin 2015 yılı bütçesinin yaklaşık %45’i devlet aygıtını –sadece insan kaynakları anlamında- ayakta tutmaya ayrılmıştı. Önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek olan 2016 bütçesi için de muhtemelen aynı durum geçerli olacaktır. Burada, sadece ülkemize özgü olmayan, nerdeyse “evrensel” bir olgudan söz ediyorum. Kamu harcamalarındaki artışın sürekliliğine işaret eden Wagner Kanunu her yıl devletlerin bütçe uygulamaları üzerinden düzenli olarak doğrulanır.

Böylesi hantal siyasal örgütlenmeleri ayakta tutmak için yurttaşlardan beklenen şey ise -geçen yazımda (Neyin Peşindesin?) belirttiğim gibi- “tanrıları beslemek”tir…

View original post 771 kelime daha

davranışsal olarak modern

biratesgordum

Homo sapiens,Homo (insangil) geni taşıyan türlerin günümüzdeki tek temsilcisidir. Arkeoloji ve fosil bilimi bu türün evrim yolculuğunda iki önemli kilometre taşı tespit eder:

1. “Anatomik Olarak Modern İnsan”ın zuhuru,
2. “Davranışsal Olarak Modern İnsan”ın zuhuru.

Birincisi biyolojik evrimle, ikincisi kültürel evrimle ilişkili görünür.

Bu ayrımın ima ettiği şey şudur: İlk insan, gerek anatomik gerekse zihinsel özellikleri bakımından bugünkü insanın aynısı veya benzeri değildi. Türümüzün ezelden beri aynı donanım ve kabiliyetlere sahip olduğunu düşünmek, bugün ne isek hep öyle olduğumuzu varsaymak, ancak insanın “tarihsel” varlığını yadsımakla mümkün olabilir. Oysa “insanın doğası yoktur, tarihi vardır” (J.O. Gasset).

Namaz kılalım veya kılmayalım, aslında hepimiz hayvanız; modern antropoloji Namaz Kılan İnsan diye bir insan türü tespit etmemiştir. İnsanı hayvanlar âleminin sıradan bir üyesi, ekosistemin faunal bir öğesi olmaktan kurtaran ve diğer türlere üstün kılan şey, genetik donanımı değil emek ve çalışmasının (sa’y) ürünü olan zihinsel ve entelektüel edinimleridir.

Emek ve çalışma insan türünü…

View original post 797 kelime daha

ÇELİK ZIRHLI KARTALLAR: DÜNDEN BUGÜNE HAVA HARP SİSTEMLERİ I

İhtilal

İnsanlık var olduğundan beri gökyüzü, onu etkileyen en büyük manzara olmuştur. İlkel insanların göğü izlemekten zevk aldığını tahmin etmek güç değil. İnsanlar Tanrı’nın ulaşamayacakları bir yer olan gökte olduğunu düşünmüş ve kimi zaman gökyüzünü Tanrı olarak görmüşlerdir. Buzul çağı sona erip tarım devriminin yaşanması ve insanların hızlı bir gelişim içine girmesinden itibaren insanlar, mevcut kaynaklarını Tanrı’ya ulaşmak için tüketmeye başladılar. Yüksek kuleler inşâ edip Tanrı’ya ulaşmak istemiş ve her defasında başarısız olmuşlardır. İsa’dan sonra 2. bin yıla gelindiğinde bu çabalar daha nitelikli bir hal aldı. Dev uçurtmalarla, ilkel planörlerle insansız uçuş denemeleri yapmaya başladılar. Halk arasında her ne kadar Hezarfen Ahmet Çelebi’nin yapay kanatlar ile Galata Kulesinden atlayıp 3 km uçtuğu bilinse de bu büyük ihtimalle Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine renk katmak için uydurduğu bir hikayedir. Çünkü böylesine önemli bir bilgi seyahatnameden başka hiçbir kaynakta geçmez. Ayrıca bilimsel olarak desteklenebildiği de söylenemez. 1783 yılına gelindiğinde Arlandes ve Rozier tarafından ilk balonlu…

View original post 4.694 kelime daha

TÜRK IRKI VE SATRANÇ

İhtilal

Türkçüsünden solcusuna neredeyse her ferdi kendini boş işlere vermiş Türk gençliği kendini geliştirmekte, kendini ispat etmekte büyük zorluklar çekmektedir. Bazılarında Türklük suuru gelişmesine rağmen yine de bozkurt, reis temalı kitaplar okuyan, bilimle uğraşmayan gençlerimizin hali içler acısı. Sporda da futbol gibi gereksiz spor dalıyla uğraşan gençlerimiz diğer gerekli spor dallarına pek önem vermemektedir. Biraz bu işe “beden” yormak isteyenlerse anca savunma sporlarıyla uğraşmakta hatta onu bile doğru düzgün yapamamaktadır. Ama yukarıda dediğimiz spor dallarından önce gelen bir spor dalı vardır ki bizim gençliğimiz için büyük önem arz etmektedir. Bu defa size satranç ve onun önemi ve onun Türk tarihindeki yeri hakkında yazmaya karar verdik.

Satrancın ilk defa nerede ne zaman yarandığını zaten hepiniz bilirsiniz. Dünyanın en eski sporlarından biri olarak bilinir. Türklerin bu sporla tanışmas her ne kadar geç olsa da bilinen en eski profesyonel kadın satranç ustası Mehseti Gencevidir. Sonraki yıllarda büyük Türk Başbuğları, Timur, Selim, İsmailin…

View original post 368 kelime daha

BİLİM NEDİR?

İhtilal

Bilimin ortaya çıkışı, insanın yaşamı ve doğayı anlama çabaları sonucu olmuştur. Bilim bir anda gelişmemiş, ilk olarak insanın doğayla ilgili yaptığı basit tahminler üzerinden ilkel inanç sistemleri doğmuş, bunlar geliştikçe birçok din ve mitoloji ortaya çıkmış ve efsane ile mitleri geri plana atıp doğayı onun önüne koyan toplumlar sayesinde modern bilimin ilk adımları atılmıştır. Türkler ise doğa bilimlerinin ilk önderlerinden olmasa da ihtiyaçları dolayısıyla silah teknolojisi başta olmak üzere birçok teknoloji geliştirmiş ve bulunan kalıntılarda görüldüğü üzere tıp biliminde önemli adımlar atmışlardı. Mısırlılar, matematiğe verdikleri önem sayesinde mükemmel bir medeniyet kurmuşlardır ve Nil, Fırat havzaları bilim ve medeniyetin gelişmesinde en büyük rolü oynayan bölgeler olmuştur.

Bilimin Tarihçesi

İnsan, üstün zekalı bir varlık olarak yaratılmamış, milyonlarca yıllık evrim süreci sonucu bu zekaya ve becerilere kavuşmuştur. Mensup olduğumuz Homo Sapiens türü 200 bin yıl önce ortaya çıkmış, diğer birçok insan türü arasında neslini devam ettirmeyi başarabilen tek tür olmuştur. Buzulların erimeye başladığı M.Ö…

View original post 1.350 kelime daha

Bozkurt pdf indir — PDF KİTAPLARI İNDİR-PDF KİTAP İNDİR-PDF KİTAP OKU

http://www.pdfkitaplariindir.com/bozkurt-pdf-indir.html Bozkurt pdf indir Bu kitaba ek olarak Yüzbaşı H.C. Armstrong daha önce Birleşik Krallık’ın Türkiye’deki askeri ateşi görevini üstlendi. Diğer üç kitabın isimleri Çalışma Türkiye Türkiye’dir ve Suriye yeniden doğar ve Bitmemiş savaşlar. Yazar, hayatının çoğunu Doğu’da geçirdi. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Hint ordusunda Attach olarak görev yapmış ve o zaman Hindistan’a Afganlar tarafından sıkça saldırı düzenlenmiş ve Afganistan sınırını kontrol etme görevi üstlenmiştir. Kaptan H.C. Armstrong, Arap Yarımadası’ndaki İngiliz Altıncı Ordu’da görev yapan Türk tutsaklarını bırakıp Türkiye’ye getirildi. Birinci Dünya Savaşı bitmeden kısa süre önce Kaptan Armstrong, memurlara rüşvet vererek Türkiye’den kaçmayı başardı. Birleşik Krallık’a döndü ve Armstrong hüküme

Bozkurt pdf indir — PDF KİTAPLARI İNDİR-PDF KİTAP İNDİR-PDF KİTAP OKU üzerinden

Roma Hukuku Dersi Güz Dönemi Final Notu (Kısa)

paneliberta

Daimi Beyanname

Praetor beyannamesi, praeotorun tanıyacağı dava haklarını, defileri ve diğer himaye araçlarını içerir. Özellikle formula denilen dava kalıplarına yer veren praetorlar bu şekilde hukukta gerekli açıklığı temin ediyorlardı; dava açmak isteyen kimseler de hem praetor önünde hem de dava etmek istedikleri kimselere karşı talep edecekleri davaları beyannamedeki esaslara dayandırıyorlardı. Yeni gelen praetor önceki beyanname ile bağlı olmasa da aynı zamanda yerleşik kuralları devam ettirmektedir. Beyannameler hukuku düzenlemek için elastikiyetleri nedeniyle çok uygundu. Ayrıca şehir praetoru olmak için, önce yabancılar praeotoru olmak gerekiyordu, yabancılar praetorluğu görevi sırasında benimsenen bir kural daha sonra şehir praetorluğu esnasında da uygulanabilirdi, bu sebeple ius honorarium* alanında çıkmış bazı kurumlar daha sonra ius civile* kapsamına alınmıştır.

Not: praetor beyannamesi o praetorun bir yıllık görevi boyunca geçerli olduğu için buna edictum perpetuum (daimi beyanname) denmekteydi. Buna karşın öngörülmemiş yeni olaylar için çıkarılanlara repentinum (ani beyanname) denmekte.

*İus honorarium: praetor hukuku.

*İus civile: Romalılara ait hukuk.

View original post 741 kelime daha

ASİMETRİK SAVAŞ’IN VAHŞİ YÜZÜNÜ TÜRK HALKI YAŞAYARAK ÖĞRENİYOR..

BİLDİRİ - YORUM

imagesOrdu istemeyen ve ordunun yüklediği maddi, manevi fedakârlığı göze aldırmayan bir millet esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçirir -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk(1930)
—————————————-

Asimetrik kelimesi birbirine benzemeyen yani simetrik olmayan anlamında kullanılır. Yani, farklı düşünmek, akla gelmeyeni düşünmek, farklı teşkilatlar içinde farklı hareket etmek anlamına gelmektedir.
Bu farklılıktan yola çıkarak günümüzde yaygın olarak kullanılan Asimetrik Savaş’ı şöyle tarif edebiliriz; “Şiddetin ve terörizmin her türlüsünün kullanıldığı gayri nizami harbi, her türlü silah sisteminin kullanılmasını, sivil halkın istismarını, sivil itaatsizliği ve kitlesel göçe zorlamayı içeren ve kişi, örgüt, şebeke v.s. gibi devlet dışı aktörlerin devlet güçlerine karşı yürüttüğü bir mücadele şeklidir.”

Uzun süredir çevremizde ve ülkemizde kuralsız şiddetin acımasızca uygulandığı bir çeşit Asimetrik Savaş sürdürülmektedir. Düzenli orduların ve klasik savaş metotlarının kullanılmadığı bu savaşı yapanların arkasında mutlaka küresel güçler ve küresel sermaye grupları bulunmaktadır. Bu güçler, kendi insanını riske atmadan ve kendi topraklarını savaş alanı yaptırmadan hedef aldığı ülkeleri içeriden fethetme yolunda…

View original post 451 kelime daha

Kişisel denizaltı ‘DeepFlight’ ile mavi dünyayı keşfediyorlar (Video)

Bilimpro

Dünyanın en kolay kullanılabilen kişisel denizaltısı DeepFlight Dragon, su altı maceracılarına yönelik eşsiz bir araç. Mavi derinlikleri keşfetmek için otomobil sürebilecek kadar kabiliyet yetiyor.

DeepFlight Dragon kişisel denizaltısını geliştiren firmanın sahibi mühendis Graham Hawkes, aracı ABD’nin San Francisco kentinde üretiyor. 1,5 milyon dolar değerindeki denizaltı, dünyanın en lüks tatil köylerinde veya süperyatlarında, farklı deneyimleri yaşamak arzusundaki zengin müşterilere hitap ediyor.

DeepFlight Dragon, 5 metre boyunda, 1,9 metre genişliğinde ve 1,6 metre yüksekliğinde. ‘Carbon epoksi’den yapılan 1800 kilogramlık denizaltı 250 kilogram yükle 120 metreye dalabiliyor. İki yolcusu, lityum fosfat pillerden sağlanan elektrik enerjisiyle 5 saat su altında kalıp saatte 7 kilometre hızla ilerleyebiliyor. Üzerindeki F-16 uçakları benzeri pleksiglas kokpitten dışarısı izlenebiliyor. Yukarıdaki videoda firmanın sahibi Graham Hawkes’ın denizaltıyla balinaların sesini duyabildiği bir gezisi yer alıyor.

View original post