Meditasyon, sen bizim her şeyimiz(mi?)sin!

the mahmut

Bundan sekiz dokuz sene evvel meditasyon benim için yalnızca annemlerin birkaç arkadaşının yaptığı, hatta babamın da bir süre araştırıp, pratiğe döktüğünü bildiğim bir uygulamaydı. Meditasyon yaparken bağdaş kuruluyor, eller dizlerin üzerinde dinleniyor ya da işaret parmağı ile başparmak uçları birleştirilerek o halde bırakılıyordu. Uzaktan bakınca meditasyon yapan kişi sakin ve sessizdi, içeride neler olduğunu ise bilmiyordum, çünkü daha evvel hiç meditasyon deneyimim olmamıştı.

meditation02-600x600 illüstrasyon: Kim Welling

Yoga yapmaya başladığımda (2009 yılıydı yanlış anımsamıyorsam), pek çok derse girip çıkıyor, hem bedenimin arındığını, gevşediğini, rahatladığını fark ediyor, hem de mental olarak kendimi daha iyi hissediyordum. Bir gün, gittiğim yoga stüdyosunda verilen ücretsiz meditasyon derslerinden birine girdim. Sınıftan çıktığımda ise evvelden tanıyıp bildiğim, ancak aynı anda bir araya gelebileceklerine ihtimal vermediğim duygulardan oluşan bir kokteyl içmiş gibiydim: sükunet, şaşkınlık, korku ve sevinç. Evet, hepsi birbirine karışmıştı ve eve dönüp ya da bir yerlerde oturup, hepsini tek tek incelemeye ihtiyaç duyuyordum. Sakindim, çünkü nefesimi…

View original post 691 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s