BİLİNCİ BELİRLEMEK

Reyhan Pütün

Çok yazdım ama düşündüğümü anlatabilmem için yine bu ön yazıya gereksinmem var. Ne demişler; “düşünce ile dil arasındaki ilişki, yara ile yara izi arasındaki ilişki gibidir…” Öyleyse anlatalım yine bıkmadan usanmadan. Yavuz Sultan Selim, Mısır seferini yapıp hilafeti Osmanlı’ya taşıyınca Arap ülkeleri buna doğal olarak tepki duymuşlardı. O da rüşvet olarak iki bin Eşari Arap ulemayı İstanbul’a davet ederek, onlara para, mal, mülk de vererek İstanbul’a yerleşmelerini sağladı. Böylece İbnül Arabi’nin ektiği tohumlar, Yunus Emre’li, Mevlana’lı, Hacı Bektaş Veli’li o güzelim şiirsel felsefeye dayalı “Anadolu İslam’ı” da Araplaşmış oldu. Böylece Kerbela katliamını yapmış olanların dini İslam dini diye dayatıldı. Yalan söylemek, ırza geçmek, insan öldürmek hatta diri diri yakmak mubah, tesbih çekmek, namaz kılmak, oruç tutmak, kurban kesmek farzdır. Yani “dinin bütün ritüellerini yerine getirirsen günahların af olur” tarzı bir söylem geliştirildi. Bu sahteciliği Atatürk fark etti, kısacık yaşamı boyunca inanç alanında…

View original post 143 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s