BEYNİN BAĞIMLILIĞI

Reyhan Pütün

Felsefe merakla başlar” diye bir genelleme vardır. Ancak tüm genellemeler yanlıştır diye de bir söylem var. Bir yerde okumuştum; sanki bu deyişi anımsatırcasına, “felsefe merakla başlamaz, kaygıyla, olguların olması gerektiği ya da göründüğü gibi olmadığı şüphesini verdiği rahatsızlıkla başlar” diye… Din tutkusu giderek yaygınlaşıyor mu yoksa azalıyor mu? Tabii ülkesinden ülkesine, yönetim biçimlerine göre bu olgu değişiyor. Kuzey ülkelerine doğru azaldığı, sıcak yörelere doğru arttığı, ABD de Avrupa ülkelerine göre dinsel çağrışımların daha fazla olduğu söylenebilir. “Dinsel bağımlılık” olgusunun azalması Tanrı kavramının azalmasını gerektirmeyecektir. Günün birinde dinsel yaklaşımlar azalsa bile insanlar “Teoloji” olmadan yaşayamayacaklardır. İnsan beyni bağlılık üretir. Bu tıpkı bebeğin anneye bağımlılığı gibi, insanların gerek üretilen hormonlarla gerekse oluşturdukları nöronal ağlarla Tanrı bağımlılığı yarattıkları bir gerçektir. Sonuçta serotonin salgısının arttığı ve insanı rahatlatan, mutluluk duygusu veren bir bağımlılığın oluştuğuna dair çalışmalar var. İnanç sonunda bir mutluluk hormonu üretimine neden olabiliyor…

View original post 139 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s