MORS TUA, VİTA MEA

Reyhan Pütün

İnsan evladı doğduğundan itibaren belirli koşullar içinde bulur kendisini. Sınıfsal ve genetik yapısı bedensel ve zihinsel gelişimi için gerekli planlamayı o doğmadan önce yapmıştır sanki. İçine doğduğu aile, gittiği okul, karşılaştığı eğitimcilerin niteliği, çevresindeki ve mahallesindeki arkadaşları büyük ölçüde hazırdır geleceğini betimlemek için. Önceden belirlenmiş bu kısır döngüyü kırabilenler elbette olacaktır. Onlar kendine emek harcayanlar, kendini yaratanlardır. Bazıları da “ben seni daha planlarken nasılda geçip gittin hayat” diye yaşamın arkasından baka kalır. Yaşantımız boyunca ne kadar çok fiziksel ve duygusal etkenle karşı karşıya kalırız, başımızdan geçen olayları anlayabilme, sorgulayabilme ve yorumlayabilme yeteneklerimiz nasılda farklı gelişir. “Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçe yaşamak” tatlı bir ütopyadır insanlık için. Kimimiz ne büyük yaralar alır ve onları iyileştirmek için nasılda canlı kalmaya çabalar. Çünkü onlar bilirler ki, yaralar ancak canlıyken kapanır. Bazılarımız hiç fark ettirmez, ama yara izi olmaması yarası olmadığı anlamına da gelmez…

Bu…

View original post 133 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s