DİLİNDE ŞİİR, KALBİNDE ATATÜRK SEVDASIYLA NİMET AY — Fatma Marmara

90 yaşını aşmış (1926) olmasına rağmen hala hayat dolu, sevgi dolu, Atatürk ve vatan sevdalısı, çevreci, pozitif enerji saçan, bu yaşına kadar çok şey görmüş geçirmiş, hatta bundan 83 yıl önce, Atatürk Bolu’ya geldiğinde onu gören kişi Sayın Nimet Ay Hanım.

DİLİNDE ŞİİR, KALBİNDE ATATÜRK SEVDASIYLA NİMET AY — Fatma Marmara üzerinden

Casus

Süper İyi Günler

Paulo Coelho “Casus” adlı kitabında causulukla suçlanıp yeterli delil olmamasına rağmen idam edilen dansçı Mata Hari’nin unutulmaz hikayesini kendi tarzıyla anlatıyor.
Hollanda’nın küçük bir kasabasında doğup zamanla tarihin en sansasyonel isimlerinden biri haline gelen ve Mata Hari adıyla tanınan Margaretha Geertruida Zelle’nin yaşamını gençiğinden başlayarak sırayla yaptığı evliliği, parise kaçıp Mata Hari’ye dönüşümü ve casuslukla suçlanarak idam edilmesine kadar  geçen bir zaman çizgisinde okuyoruz. Paulo Coelho, güçlü tespitler ve olaylar arasına yerleştirdiği mektuplar aracılığıyla bağımsız bir imaj çizdiği bu kadının düşüncelerinin altını bir kez daha çizmiş. Gençliğine kısaca değinip geçmiş ve ailesiyle ya da kızıyla olan hayatına dair pek bir şeye dokunmamış. Neticede kısa bir roman olduğunu biliyorum ama ben bu ismin hayatına dair daha fazla ayrıntı görmek isterdim. Uzun zamandır bir Pulo Coelho kitabı okumamıştım 🙂 Benim için bir çırpıda biten güzel bir okuma oldu.

Yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama…

View original post 197 kelime daha

Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler (Ekim 2017) – Bölüm 1

Mor Alev

Little prince 2Sevgili Dostlar, haftalardır konuşmak istediğim o kadar çok konu var ve o kadar dolu bir ay, hatta dolu birkaç ay yaşadık ve öyle çok şey iletmek istiyorum ki, en sonunda bu karma yazı ortaya çıktı. Başlık birbirinden alakasız görünen şu sözcüklerden oluşabilirdi:

“Birler, Birliktelik Bilinci, Kasım Ayı, Baş Dönmeleri, Sarmallar, Yeryüzü Olayları, Teknoloji, Beşinci Boyuttaki Bilincimiz ve Dişi Enerji…” En sonunda bu karma yazı kendini ikiye böldü, yarın da ikinci bölümü yayınlayacağım. Haydi, en baştan başlayalım:

“BİR”ler ve Kasım Ayı

Kasım ayı sanki öbür ayların arasında biraz kenarda kalmış gibi hissettiriyor, değil mi? Sanki kışın ve daha karanlık günlerin başlangıcı ve bundan dolayı daha kasvetli gibi geliyor mu size? Kasım ayıyla ilgili şarkı duyduğumu hatırlamıyorum hiç… (Aşağıda bu konuda bir not ekledim.) Ama bütün bunlar sizi aldatmasın. Kasım enerjileri her zaman çok güçlüdür. Akrep ve sonra da Yay enerjileri ile oldukça yoğun ve çok şey başardığımız bir aydır. Hareketlidir. Ve…

View original post 1.406 kelime daha

Zihinsel Esneklik; Doyumlu Yaşam

Terapi Defteri

Zihinsel esneklik, sahip olduklarımızın dibine kadar tadını çıkarabilmemizi sağlayan bir araç.

Zihinsel esneklik nedir? Tek başına cevaplaması kolay bir soru değil.

Tersten gidelim. Zihinsel esnekliğin zıttı nedir? diye başlayalım. Çünkü her şey yalnızca zıttıyla birlikte, zıttı da varsa anlamlıdır.

Zihinsel esnekliğin zıttı zihinsel “katılık” değil bence. Bence, mükemmelliyetçilik. Bu açıdan baktığımızda zihinsel esneklik bir sebep değil, bir sonuç. Çocukluktan getirdiğimiz kök inançların, şemaların bir sonucu.

Bu vakte kadar mükemmelliyetçi olmasıyla övünen çok kişi gördüm. Detaylara düşkünlük, işleri yapmanın en doğru yolunu kendi yolun olarak görme, işleri başkasına devredememe-kendin yapmadan rahat edememe, siyah-beyaz düşünce biçimi-ya hep ya hiç şeklinde yaşam tarzı…İnsan bunu neden övünülecek bir şey olarak görür?

Muhakeme eden yanına sorunca “Elbette övünülecek bir şey değil canım der…

Ama biraz deşince görürsünüz ki aslında kafasının içinde mükemmelliyetçi olmayı güvende olmakla ve sevilebilir olmakla eşlemiş başka bir yan daha var. Bu yana şema terapide başarı odaklı talepkar ebeveyn modu denir. Hatasız…

View original post 522 kelime daha

Tanrı’ya inanmamak için 10 neden – 1. bölüm

Şüpheci Melek

Bloguma göz atarsanız, genel manada bir Tanrı’ya inanmadığımı farketmeniz çok sürmez. Peki niye bir Tanrı’ya inanmıyorum? Aslında çok zor ve çok karmaşık değil. O yüzden de bu postta derli toplu ele alıyorum bu konuyu. Burada Tanrı’ya inanmamama sebep olan nedenlerin ilk 10 tanesini sıralayıp açıklayacağım. 

Öncelikle burada Tanrı tanımımızı yapmamız lazım. “Tanrı” derken kastettiğim şey, İbrahimi dinlerin (Yahudilik, Hrıstiyanlık ve İslam) anlattığı şekliyle var olan, peygamber gönderen, emir gönderen, gerektiğini düşündüğü zaman felaketler, cezalar gönderen, duaları dinleyen, cevaplayan, affeden ya da cehenneme gönderen, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve her yerde bulunan, bir çok isimle bilinmesine karşın en çok Yahweh, Allah, Tanrı olarak bilinen karakterdir. 

Özellikle belirtmek istediğim şey, burada inanmadığım Tanrı’nın, Deist tanrı (Evreni yarattıktan sonra ’emekli’ olan, insanlarla ilgilenmeyen) ya da buna benzer bir şekilde Evrenin meydana gelişinde bir şekilde parmağı olan ancak kutsal kitaplarda anlatılanın aksine insanların ilişkileriyle, iyilik ve kötülükleriyle ilgilenmeyen ve sonsuz hayatta…

View original post 1.353 kelime daha

SOLUNTRA KING – Earth Grids and Portals – Gateways of Light and Unity – 10-20-17 – by The Event Chronicle

Higher Density Blog

The Three Grids

There are three main Grids that operate through and around Earth; the first we will look at is the Crystalline Grid, which links the Crystals in the Earth.

http://www.theeventchronicle.com/metaphysics/metascience/earths-grids-portals-gateways-light-unity-2/#

By Soluntra King

THE CRYSTALLINE GRID

Where this Grid crosses are major portals, vortexes and dimensional doorways that connect the Inner Earth and Earth to:

  • Other dimensional worlds
  • Stars and Planets in the Galaxy
  • Solar System and Beyond

The Crystalline Grid keeps harmony within the Earth plane and at the portals links the Earth to the Stars and Universe to have harmony with our neighbors in space. Just us when the meridians are free and flowing and so we are in good health within our body and with other beings, so to with the Grids in the Earth. The Ancients were aware of this and so constructed Pyramids, Temples, Standing Stones, Stone Circles to align this energy with…

View original post 685 kelime daha

Vücut Kokusu ve Genetik

hiperhidrozis.com

Günümüzde birçok insan vücudu veya koltuk altı kokusu konusunda endişe ederek deodorant ve ter önleyici kullanmaktadır. Bu ticari ürünlerin yıllık satışları Amerika Birleşik Devletleri’nde 1,9 milyar doları aşıyor. Türkiye de ise sınıfta kalacak kadar düşük. Bu nedenle vücut kokusunun altında yatan moleküler mekanizmanın aydınlatılması sadece bilimsel değil, aynı zamanda psikososyal ve ekonomik açıdan da önemlidir.

Gen teknolojisi ile sağlanan son bulgular bize insan vücut koku mekanizmasını daha iyi anlamamızı sağladı. İlk önemli çalışma ve bulgu insan kulak kiri(serumen) tipi ile vücut kokusu arasındaki ilişkidir. Daha detaylı bilgi için …

Son çalışamalar ABC11 geni üzerinde odaklanmıştır. Bu gende, ATP ile çalışan bir pompayı kodlayan bir nükleotidin kulak kirini ve kötü vücut kokusunu belirlediği görülmüştür.  Bu nükleotid A ile simgelenmiş ve A’nın kulak tıkaçlarının belirlenmesinden sorumlu olduğunu gösterilmiştir. Bu nükleotid AA genotipi ise kuru kulak, GA veya GG ise serumenden zengin anlamına gelmektedir. Yıllardır serumenden zengin kulak kirleri olan kişilerde güçlü bir…

View original post 53 kelime daha