VARLIK VE ANLATI (9)

antolog

250px-Hegel_portrait_by_Schlesinger_1831

  1. FELSEFİ TARİHİ ANLATI

 Hegel ve Marx gibi filozoflar da zamanı kendi felsefi görüşlerine göre anlatılaştırma çabalarına girişeceklerdir. Bunlara da felsefi tarih anlatıları diyorum. Hegel tarihi başlangıçta kendi kendine bir olanak halinde olan Geist’in (ide, akıl, söz, tin) diyalektik bir biçimde bir ereğe doğru gelişim süreci olarak ele alacaktır. Ereği bilinç ve özgürlüğüne kavuşmak olan Geist önce doğaya dönüşerek gerçeklik kazanacak; fakat böylece de bilinçsiz ve doğanın zorunlu nedenselliğine bağımlı olduğu için özgürlükten yoksun bir hale gelecek dolayısıyla da kendine yabancılaşacaktır. Hegel’e göre Geist insanın oluşturduğu kültür dünyası vasıtasıyla bu kendine yabancılaşmasından kurtulacak; nihayet ereği olan özgürlük ve bilince kavuşmuş olacaktır.[1] Hegel’in anlatısında Geist’ın kendini sırasıyla sanat, din ve felsefede gerçekleştirmesiyle tarih sona ermiştir. Hegel kendi felsefi tarih anlatısını Napolyon’un görünüşte kurduğu yeni Roma imparatorluğu’nun taçlanması olarak gördüğü Temmuz 1807’de (1806’daki Jena Savaşından sonra) Rus Çarı I. Aleksandr’la Tilsit Antlaşması’nı imzalamasıyla sonlandırmıştır. Fakat Hegel her ne kadar tarihi sonlandırdığını…

View original post 3.859 kelime daha

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s