Aylık arşivler: Şubat 2018

HAYATA NASIL BAKMALI? 05.03.2018 Köşe yazısı Sevgili Okuyucularımız, son derece sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Televizyonda sadece belgesel seyrediyorum. Gazetem Sözcüyü de almamak için mücadele ediyorum. Kendimi verdim dernekçiliğe koşturuyorum. Bu sıkıntıları yenmek için uğraşıyorum. Okumak, köşe yazıma malzeme yaratmak için notlarımı karıştırırken bir şey buldum. Sizinle paylaşmak istedim. Konu; HAYATA NASIL BAKMALI? Hikaye şöyle: Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız varmış. Hayat ona göre, çok kötüymüş sürekli sıkıntıdan, mücadele etmekten yorulmuş. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyormuş. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlenmiş. Bir gün onu mutfağa götürmüş. Üç ayrı cezveyi suyla doldurmuş ve ateşin üzerine koymuş. Sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve koymuş. Kızına tek kelime etmeden, beklemeye başlamış. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyormuş. Ama o kadar sabırsızmış ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başlamış. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermemiş. Yirmi dakika sonra, adam cezvelerin altındaki ateşi kapatmış. Cezvelerden patatesi çıkarıp bir tabağa koymuş, ikincisinden yumurtayı çıkarıp bir tabağa koymuş, kahveyi de bir fincana boşaltmış. Kızına dönerek sormuş: Ne görüyorsun? Kız patates, yumurta ve kahve demiş. Baba, daha yakından bak, patatese dokun demiş kız patatesin yumuşamış olduğunu söylemiş. Yumurtayı incele demiş babası yumurtayı soyan kız yumurtanın katılaştığını görmüş. En sonunda kahveden bir yudum al bakalım demiş babası. Kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayılmış. Ama kız yine bunlardan bir şey anlamamış. Bütün bunlar ne anlama geliyor baba? Diye sormuş. Babası, cezvenin içinde patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdekleri de aynı sıkıntıyı yaşadıklar, ama her biri kaynar suda sıkıntı yaşamalarına rağmen farklı tepkiler verdiler. Patates daha önce sertti, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suya girince yumuşadı ve güçten düştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu, ama kaynar suda kalınca, içi sertleşip katılaştı. Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirdiler ve ortaya yepyeni bir şey çıktı. Sen hangisisin? Diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin? Patates gibi yumuşayıp ezilecek misin? Yumurta gibi katılaşacak mısın? Yoksa kahve çekirdekleri gibi, başına gelen olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin. Eveet, bir problemle karşılaştığımda bu hikayeyi aklıma getirip, sıkılmadan çözmeye çalışma yapmayı düşünür oldum. İnşallah hikayeyi sevdiniz Sağlıklı kalmanız dileklerimle. — DEÇED

HAYATA NASIL BAKMALI? 05.03.2018 Köşe yazısı Sevgili Okuyucularımız, son derece sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Televizyonda sadece belgesel seyrediyorum. Gazetem Sözcüyü de almamak için mücadele ediyorum. Kendimi verdim dernekçiliğe koşturuyorum. Bu sıkıntıları yenmek için uğraşıyorum. Okumak, köşe yazıma malzeme yaratmak için notlarımı karıştırırken bir şey buldum. Sizinle paylaşmak istedim. Konu; HAYATA NASIL BAKMALI? Hikaye şöyle: Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız varmış. Hayat ona göre, çok kötüymüş sürekli sıkıntıdan, mücadele etmekten yorulmuş. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyormuş. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlenmiş. Bir gün onu mutfağa götürmüş. Üç ayrı cezveyi suyla doldurmuş ve ateşin üzerine koymuş. Sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve koymuş. Kızına tek kelime etmeden, beklemeye başlamış. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyormuş. Ama o kadar sabırsızmış ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başlamış. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermemiş. Yirmi dakika sonra, adam cezvelerin altındaki ateşi kapatmış. Cezvelerden patatesi çıkarıp bir tabağa koymuş, ikincisinden yumurtayı çıkarıp bir tabağa koymuş, kahveyi de bir fincana boşaltmış. Kızına dönerek sormuş: Ne görüyorsun? Kız patates, yumurta ve kahve demiş. Baba, daha yakından bak, patatese dokun demiş kız patatesin yumuşamış olduğunu söylemiş. Yumurtayı incele demiş babası yumurtayı soyan kız yumurtanın katılaştığını görmüş. En sonunda kahveden bir yudum al bakalım demiş babası. Kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayılmış. Ama kız yine bunlardan bir şey anlamamış. Bütün bunlar ne anlama geliyor baba? Diye sormuş. Babası, cezvenin içinde patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdekleri de aynı sıkıntıyı yaşadıklar, ama her biri kaynar suda sıkıntı yaşamalarına rağmen farklı tepkiler verdiler. Patates daha önce sertti, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suya girince yumuşadı ve güçten düştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu, ama kaynar suda kalınca, içi sertleşip katılaştı. Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirdiler ve ortaya yepyeni bir şey çıktı. Sen hangisisin? Diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin? Patates gibi yumuşayıp ezilecek misin? Yumurta gibi katılaşacak mısın? Yoksa kahve çekirdekleri gibi, başına gelen olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin. Eveet, bir problemle karşılaştığımda bu hikayeyi aklıma getirip, sıkılmadan çözmeye çalışma yapmayı düşünür oldum. İnşallah hikayeyi sevdiniz Sağlıklı kalmanız dileklerimle. — DEÇED üzerinden

Reklamlar

PROTECTOR OF THE PINK ROSE : SACRED ROSE QUARTZ IN THE SKY

OUT OF THIS WORLDX

.

il_fullxfull-1006920851_i8e4

.

PROTECTOR OF

THE PINK ROSE

.

RICHARD X

SACRED ROSE QUARTZ
IN THE SKY
LIFE

The energy is ramping up
Here comes another wave!
Everything grab their surfboards

OM

.

Surprised the camera remained on when this appeared! – ISS

MrMBB333

Published on 27 Feb 2018

February 27, 2018: The landscape below slowly became dominated by a pink smog-like cloud(s) or water, difficult to decipher.

.

.

rose-quartz-crystal

”UNKNOWN” ”UNKNOWN”

XXXX

.

.

View original post

Meyve ve Sebzeleri Sulu Boya İle Karaktere Dönüştüren Marija Tiurina — Popzin

Marija Tiurina Londra‘da yaşıyor. Son bir kaç yıldır haftada bir kaç kez Londra pazarlarına giderek ilginç meyve ve sebzeleri araştırıyor. İlham verici bulduğu yiyecekleri toplayarak onları sulu boya ile bir karaktere dönüştürüyor. Sanatçının instagram adresi burada. More

Meyve ve Sebzeleri Sulu Boya İle Karaktere Dönüştüren Marija Tiurina — Popzin üzerinden

Tura Yazısı

482278_10151550014555412_1885829807_n

Değişim ve dönüşüm döngüsündeki ivmenin yaratılış bükülmelerini oluştururken bir gün karanlığın kendine de döneceğimizi unutmadan, aydınlığın ışığında yansıyan ışıltıları yok etmeden, yıldızlardan tutunmayı dileyerek, başarı dolu yolculuklar…

 

RUHUM CHUCKY ! — MELİH ERİŞ

Ben kimim ile başlar insanoğlunun kendi içine yolculuğunun miladı? Üstelik filozoflardan sanatçılara değin verilmiştir de geniş yelpazeli yanıtlar silsilesi! Ama zorluk şurada başlar; her birimiz biricikizdir ya; eşdeğer eşsiz ve benzersiz… Bulmasıda güçtür şüphesiz- özne olmanın ötesinde- nesnesi de olduğunda aradığın bilginin !Gözleyen sen , gözlenen sen… O yüzden bu arayışta izlenecek rotanın her merhalesinde […]

RUHUM CHUCKY ! — MELİH ERİŞ üzerinden

Kanıtın Yokluğu, Yokluğun Kanıtı Değildir — Popzin

Hepimiz merak etmişizdir acaba uzayda bizden farklı düşünebilen, zekaya sahip varlıklar var mı? Ama ne yazık ki uzaylıları videolarda sadece montajlı şekilde görmemiz mümkün olabiliyor.Yani uzaylıların var olduğunu kanıtlayabilecek bir bulgu henüz elimize geçmedi. “Ama koskoca evrende bir tane bile mi varlık yok ?” diyenler. Evet haklısınız “Ama elimize hiç kanıt geçmedi” diyenler de var. İşte…

Kanıtın Yokluğu, Yokluğun Kanıtı Değildir — Popzin üzerinden

Ruh ve Yeryüzü Arasındaki Etkileşim

Mor Alev

Visionary Artist Anabela FaiaSevgili Dostlarım,

Ben Yeryüzü (Toprak Ana, Gaia, Dünyanın Ruhu). Ayaklarınızın altındaki toprakta, soluduğunuz havada beni hissedin. Bir dakikanızı ayırın, içime gömülün ve gevşeyin. Zihninizdeki aktiviteden yükselen gerilim bedeninizdeki dokulara ve kaslarınıza oturuyor. Bilin ki, bedeniniz bu gerilimi atmanız için yardımcı olacaktır çünkü bedenin bu kadar çok gerilim taşıması doğal değildir, beden onu salıvermek ister. Zihninizin boş olmasına izin verin ve farkındalığınızı bedenin aşağılarına inmesi için serbest bırakın. Ayaklarınızın farkına varın, bilekleriniz, dizleriniz ve nefesinizin yavaşça karnınıza doğru yükselmesini izleyin.

Hayatınızda emin ve güvende hissetmemenizin sebeplerinden biri bedeninize iyice yerleşmemiş olmanızdır. Sıklıkla temel bir gerilim var ve sizi yukarıya doğru çekiyor, farkındalığınızı başınızda merkezlemenize sebep oluyor – ve bunu gereğinden çok daha fazla yapıyorsunuz! İşte o zaman diğer insanlar, hala yapmanız gerekenler, nelerin yolunda gitmemiş olduğu gibi konularda düşünerek bunalıyorsunuz. Bu konular endişe, huzursuzluk ve çalkantı yaratıyor ve çoğu zaman gerçeklerle de bağdaşmıyor.

Meşgul zihin işlerine bir mola verin şimdi ve…

View original post 2.092 kelime daha