ATATÜRK VE TÜRK MİLLİYETÇİLERİ DOSYASI : TARİHTE YARILMAYAN CEPHE YOKTUR !

Stratejik Plan

M. KEMAL ATATÜRK

…Tarihte yarılmayan cephe yoktur. Yarılmayan cepheler kuvvetli ve kuvveti tamamen mütenasip olan dar cephelerdir. Böyle yüz kilometrelik bir cephe üzerinde ufak bir kuvvetin müdafaa etmesini kabul etmek bütün muhakematımızı hataya sevk eder. Binaenaleyh kabul etmek lâzım gelir ki on fırkaya baliğ olan bir orduya karşı bizim arz ettiğimiz kuvvetten başka kuvvetimiz yoktu. Hepimiz kabul ediyor idik ki düşman bu azim cephenin neresine taarruz ederse orasını delebilir. Binaenaleyh buna karşı tedbir bir mahalli deldirmemeye teşebbüs etmek değil, belki delinen noktayı derhal kapamaktan ibarettir.

…teşkilâtı askeriye yapmak için bütün şeraiti müsait gördüğümüz halde böyle bir teşkilât yapmak imkânı mevcut mu idi? Bu kuvayi askeriyenin hüsnü istimal edilmiş olup olmamasıdır.

…Etem Beyin tahtı emrinde bir kuvvet, beşinci fırka kumandanının tahtı emrinde bir kuvvet; hepsi Zile, Tokat, Boğazlıyan ve Yozgat muhiti üzerinde usatla iştigal etmektedir. İşte bu kuvvetler Yunan cephesi karşında bulunsa idi, o zaman düşman tabiî bu terakkiyi gösteremezdi. Düşmanın…

View original post 259 kelime daha

BULGAR TÜRKLERİ DOSYASI : BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN SİYASÎ VE KÜLTÜREL TARİHİNE DAİR GEN EL BİR ÇERÇEVE

Stratejik Plan

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN SİYASÎ VE KÜLTÜREL TARİHİNE DAİR GENEL BİR ÇERÇEVE

A. Siyâsî Tarih

45 yılında parçalanan Kubrat Han’ın Büyük Bulgarya Devleti’nin bir bölüğü Asparuh’un önderliğinde Balkanlar’a yöneldi. Bizans ile yıllarca süren savaşlar neticesinde Bulgarlar 681 yılında Koca Balkan’ın kuzeyinde yaşayan Slavları hakimiyeti altına alarak yeni bir devlet kurdular. Bu kurulan yeni Bulgaristan Devleti’ni yönetenler Türkî Bulgarlardı. Fakat VIII. asırdan itibaren aristokrasi arasına girmeye başlayan Hıristiyan Slavlar adım adım ülkeyi Slavlaştırmaya başladılar.[1] Bu akım Omurtag (814-831) zamanında iyice hızlandı. 865 yılında Hıristiyanlığın devletin resmî dini olarak kabul edilmesiyle Protobulgarlar eritilmeye başlandı. Slav alfabesinin mûcitleri olan Kiril ve Metodiy kardeşlerin gayretleriyle dinî edebiyat da Slavlaştırıldı. Bunun neticesinde bir milletin en önemli unsuru olan dil de Slavlaştı.

Birinci Simeon zamanında güç ve kültürel açıdan “altın çağ”ını yaşayan Bulgar Devleti bunu fazla sürdüremeyerek X. yüzyılın ikinci yarısında içeriden çökmeye başladı. Bizans, hemen yanında bulunan güçlü bir ülkeye tahammül edemezdi. Bu yüzden yaklaşık otuz…

View original post 5.066 kelime daha

PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DOSYASI : SFENKS’ İ YAPAN ANUNNAKİLER Mİ ?

Stratejik Plan

SFENKS’ İ YAPAN ANUNNAKİLER Mİ?

Yazar: Çiğdem Sarıgül

Mısır’ın Büyük Sfenks’i, bedeni çömelmiş bir aslan, başı ise bir kraliyet başlığı takmış bir insandır. Napolyon ve adamları Sfenks’i 18. yüzyılın başında gördüklerinde, anıtın sadece başı ve omuzları çöl kumlarının üstündedir. Onun devasa ölçülerini, biçimini ve de kadim tarihçilerin yazdıklarını doğrulayan şeyi ortaya çıkartmak için tekrar tekrar yapılan sistematik kazılar gerekmiştir.

Bu, doğal bir kayadan bazı dev eller tarafından yontulmuş tek parçadan oluşan bir heykeldir. 1816-1818 yılları arasında Sfenks’in sadece gövdesinin büyük bir kısmını ve önde uzanan pençelerini değil, ayrıca tam önünde inşa edilmiş tapınakları, mabetleri sunakları ve stelaları gün ışığına çıkaran kişi, İtalyan Mısır bilimci Giovanni Battista Caviglia olmuştur.

Sfenks’in Firavun Kefren zamanında İkinci Piramitle birlikte inşa edildiği varsayılmaktadır. Böylelikle Sfenks’in yapılışı Dördüncü Hanedanlık (MÖ 2723 – 2563) döneminde gerçekleşmiş ve dolayısıyla da Sfenks’in yüzü Firavun Kefren’e aittir gibi bir görüş benimsenmiştir. Bu fikir herhangi bir gerçek temelden yoksundur ancak yine…

View original post 1.080 kelime daha

Evrim Teorisine Dair Mitler-3: “Evrim Yalnızca Bir Teoridir!”

ÖnceDinle

Evrim Teorisine Dair Mitler-3: “Evrim Yalnızca Bir Teoridir!”

Kısa Cevap: Evrim Teorisi; tabiki bir teoridir.

“Evrim Teorisi yalnızca bir teoridir.”

Eğer evrime karşı bir üfürme söz konusuysa bu cümleyi mutlaka duyarsınız. Fakat gerçeklerden hiçbir şey kurtulamaz. Ve aslına bakarsanız cümlenin kendisi teknik olarak doğrudur. Evet; evrim teorisi, tabiki bir teoridir. Kim inkar edebilir ki? Ancak eminiz ki; sabır gösterip yazımızı sonuna kadar okuyacak insanların içerisinden; “hayır, evrim teorisi bir teori değildir” diyenler de çıkacaktır En azından Evrim Teorisi’ne dair bir miti (yanlış anlama) ortadan kaldırmayı amaçlarken, bir başka bilimsel terime dair kavram yanılgısını ortadan kaldırmış olacağız; bu bile bizi mutlu edecektir.

Teori (Kuram) Nedir?

Öncelikle bu cümleyi kuran insanlar, esasında; bilimde kullanılan bir kavramın anlamının, bu kavramı günlük hayatta kendilerinin kullanımından farksız olduğunu düşünür. İşte iplerin koptuğu yer; tam da burasıdır.

Akılda tutulması gereken en önemli şey -ve yazımızın da konusunu oluşturacak şey-; Günlük hayatta kullanılan “Teori” kelimesinin tanımı, bilimsel tanımdan farklıdır.

Yaygın kullanımda, teori kelimesi genellikle “tahmin”, “düşünce” ya da “özsezi”…

View original post 1.079 kelime daha

Evrim Teorisine Dair Mitler-1: “Mutasyonlar Sadece Bozukluğa Yol Açar”

ÖnceDinle

Evrim Teorisine Dair Mitler-1: “Mutasyonlar Sadece Bozukluğa Yol Açar”

Birçok insan fizikteki Sicim Teorisi’ni bilmediğini söylemekte bir sakınca görmez. Buraya kadar her şey normal, ancak nasıl oluyorsa, Evrim Teorisi’ni bilmediğini söyleyen insan sayısı neredeyse parmakla sayılabilecek kadar azdır. Ama gelin görün ki; bütün bilimsel teoriler arasında en kötü anlaşılanı da muhtemelen Evrim Teorisi’dir. Yeni başlattığımız bu yazı dizisiyle evrime dair bazı mitleri ve yanlış anlaşılmaları ele alacak, bunlara karşı gerçeği dillendireceğiz. Keyifli okumalar.

Kısa cevap: Biyologlar mutasyonların nasıl yeni özelliklere ve hatta yeni türlere sebep olduğuna dair binlerce örnek sunuyorlar. Bu iddia sunulan bilimsel delillerin karşısında havada kalan bir iddia ve dahası mantıksal olarak da imkansız bir iddia.

Birçok insan gençliğinden itibaren süt sindirebilme yeteneğini kaybeder. Ancak, milyonlarca yıl önce sığırların evcilleştirilmesinin ardından, Avrupa ve Afrika’daki çeşitli insan toplulukları; sütü, yetişkinliklerinde de sindirmeye devam etmelerine sebep olan mutasyonlara maruz kalmışlardı. Genetik çalışmalar; bu mutasyonlar arasında çok güçlü seçilimler gerçekleştiğini, böylelikle de bu mutasyonlar tamamen faydalı hale geldiklerini ortaya koyuyor.

View original post 428 kelime daha

Evrim Teorisine Dair Mitler-4: “Evrimin Tek Mekanizması Doğal Seçilimdir”

ÖnceDinle

Evrim Teorisine Dair Mitler-4: “Evrimin Tek Mekanizması Doğal Seçilimdir”

Aynanın karşısına geçin ve kendinize bir bakın. Karşınızdaki yüzün bir Neandertal yüzünden oldukça farklı olduğunu göreceksiniz. Peki neden? Basit bir cevap şu şekilde olabilir: Bunun sebebi rastgele genetik sürüklenmeden başkası değildir. Özellikler, işlevlerini büyük ölçüde kaybetmeden bir şekilde değişiklik gösterebilir, örneğin kafatası şekli gibi, bu noktada şans, doğal seçilimin kendisinden daha büyük bir role sahip olabilir.

Bütün organizmalardaki DNA, sürekli olarak oldukça reaktif kimyasallar ve radyasyonun saldırısı altındadır ve bu da DNA’nın kendini kopyalaması sürecinde hatalar oluşmasına sebep olur. Sonuç olarak da, her insan embriyosunda en az 100 yeni mutasyon –daha fazla olması da muhtemeldir– vardır.  Bu mutasyonların çoğu vücudumuzda bir değişikliğe sebep olmaz, çünkü DNA’mızın büyük çoğunluğu kullanılmaz çöptür ve yalnızca birkaçı; ne zararlı ne de faydalı olan ufak değişimlere sebep olur.

Büyük ölçüde nötr mutasyonların (ne zararlı ne de faydalı) yalnızca birkaç birey ile sınırlı olacağını düşünebilirsiniz. Fakat, gerçekte ise; nötr mutasyonların çok büyük bir kısmı yok olurken, bazıları…

View original post 426 kelime daha

Evrim Teorisine Dair Mitler-5: “Evrim, Çevreye Mükemmel Uyum Sağlayan Canlıları Üretir”

ÖnceDinle

Evrim Teorisine Dair Mitler-5: “Evrim, Çevreye Mükemmel Uyum Sağlayan Canlıları Üretir”

Kısa Cevap: Hayatta kalmanız için çevreye mükemmel şekilde uyum sağlamış olmanız gerekmez, fakat en az rakipleriniz kadar iyi uyum sağlamış olmak zorundasınız.

Yaban hayata dair belgesellerde durmadan tekrarlanan temadır. Hayvanların çevrelerine nasıl da mükemmel biçimde uyum sağlamış canlılar olduklarını tekrar tekrar duyarız. Oysa bu durum çok çok nadiren doğrudur.

Evrimin, olabilen en mükemmel “dizaynı” neden oluşturmadığına dair oldukça fazla sebep vardır. Doğal Seçilim’in tek kriteri bir şeyin işe yarar olmasıdır, mükemmel çalışması değildir. Gerçekte ise mükemmeliyetten ziyade baştan savma durumu oldukça yaygındır. Bunun en klasik örneği de; pandalardaki bamboo kavramaya yarayan baş parmaktır. Panda ve insan ellerinin anatomisi üzerine yapılan çalışmalar bu “baş parmakların” görevdeş olması gerektiğini göstermiştir. Her ikisinin de kemiklerine baktığınızda, “başparmakların” aslında o kadar da benzer olmadıklarını görürsünüz. [1] İnsan başparmağı eklemlidir ve pek çok kemikten oluşur. Pandanın başparmağı ise elin kenarından çıkan tek bir kemikten oluşur. 1978 yılında biyolog Stephen Jay Gould; pandanın baş parmağının bir role…

View original post 560 kelime daha

Evrim Teorisine Dair Mitler-2: “Evrim Rastlantısaldır”

ÖnceDinle

Evrim Teorisine Dair Mitler-2: “Evrim Rastlantısaldır”

Kısa Cevap: Hem evet hem hayır. Doğal seçilim; organizmaları belirli doğrultulardaki evrime sürükleyen, neyin işe yarar olup neyin işe yaramaz olduğunu filtreleyen titiz bir test sürecidir. Ancak, bu süreçte şans da büyük bir role sahiptir.

New Scientist ‘teki bir haberde (21 Ocak 1982, syf:140); 1981 yılında astronom Chandra Wickramasinghe’nin Arkansas’taki bir mahkemede söylediklerine yer veriliyor. Wickramasinghe şöyle diyor:

“Yaşamın oluşmasındaki şans; hurda yığınını üzerinden geçen bir tayfunun Boeing 747 oluşturması kadar düşük bir ihtimaldir.”

Sonralardan Wickramasinghe’nin meslektaşı Fred Hoyle ise bu ünlü iddianın bir de kasırgalı versiyonunu kurmuştu. Bu da bize gösteriyor ki; çok zeki insanlar dahi evrimi tamamıyla yanlış anlayabiliyor.

Aslına bakarsanız, daha “modern” iddialar da bu ünlü iddianın pek ötesine geçebilmiş değil.

Fakat beklentimiz, en azından Evrim Teorisi’ni biraz olsun bildiğini ortaya koyan, daha iyi bir analoji olabilirdi; milyonlarca demir yığınıyla başlayıp, her bir kasırganın ardından geriye kalanlara dair titiz bir seçim sürecinin ardından uçuşa en uygun olanları ayırmak, bunların milyonlarca…

View original post 558 kelime daha

Evrim Teorisi’ne Dair Mitler-6: “Evrim Bilimsel Değildir Çünkü Test Edilemez Ya Da Yanlışlanamaz”

ÖnceDinle

Evrim Teorisi’ne Dair Mitler-6: “Evrim Bilimsel Değildir Çünkü Test Edilemez Ya Da Yanlışlanamaz”MİT: “Evrim bilimsel değildir, çünkü test edilemez ya da yanlışlanamaz. Evrim Teorisi, gözlemlenemeyen ve yeniden oluşturulması mümkün olmayan olaylara dair iddialar ileri sürer.”

Bilimselmiş gibi gözüken bu üstü kapalı evrim karşıtlığı, –evrimsel– alanı en az iki geniş parçaya ayıran önemli bir ayrımı reddeder: Mikro evrim ve Makro evrim.

Basitçe, mikro evrim; türlerin kökenine dair, türleşmeyi başlatabilecek değişimler olan tür içerisinde zamanla meydana gelen değişimlere bakar. Makro evrim ise tür değişikliği seviyesi üzerinde taksonomik grupların nasıl yerleştiği üzerine çalışır. Bu disiplin, çeşitli organizmaların nasıl akraba olabileceklerine dair fosil kayıtlarından, DNA karşılaştırmalarından ve yeniden dizilimlerden deliller sağlar.

Credit: evolution.berkeley.edu Credit: evolution.berkeley.edu

Günümüzde artık yaradılışçıların birçoğu; mikro evrimin laboratuvar testleriyle desteklendiğini kabul etmek zorunda kalıyor (hücre çalışmaları, bitkiler ve meyve sineklerine dair çalışmalarda ya da Galapagos ispinozları arasındaki gaga şeklinin evrimine dair çalışmalarda olduğu gibi.) Doğal seçilim ve diğer evrimsel mekanizmalar –örneğin; kromozomal değişimler, simbiyoz ve hibritleşme gibi– populasyonlar içerisinde zamanla çok derin değişimleri dürtüleyebiliyor.

Makro…

View original post 575 kelime daha

OSIRIS : O HELL … I’M BACK AGAIN

OUT OF THIS WORLDX

.

new-iron-man-wallpapers-hd-mask

.

HELL IS HOT

.
He travelled time
For the future of mankind

.

.
Steve ‘N’ Seagulls – Iron Man (LIVE)
.

.
Has he lost his mind?
Can he see or is he blind?
Can he walk at all
Or if he moves will he fall?
Is he alive or dead?
Has he thoughts within his head?
We’ll just pass him there
Why should we even care?

He was turned to steel
In the great magnetic field
When he travelled time
For the future of mankind

Nobody wants him
He just stares at the world
Planning his vengeance
That he will soon unfurl

Now the time is here
For Iron Man to spread fear
Vengeance from the grave
Kills the people he once saved

Nobody wants him
They just turn their heads
Nobody helps him
Now he has his revenge

Heavy boots of lead
Fills his victims…

View original post 15 kelime daha